Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) sular bir türlü durulmuyor. Son günlerde Ankara kulislerini adeta esir alan “mutlak butlan” (kurultayın iptali) tartışmaları, partinin iki dev ismini bir kez daha karşı karşıya getirdi. Mevcut yönetimin en üst perdeden yaptığı sert eleştirilerin ardından, tüm gözlerin çevrildiği Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden beklenen o kritik hamle nihayet geldi. Peki, Genel Başkan Özgür Özel’in tartışma yaratan sözlerine karşı Kılıçdaroğlu kanadı hangi sert ifadelerle kapıyı kapattı ve partiyi ufukta nasıl bir bölünme tehlikesi bekliyor? İşte siyaset gündemini altüst eden o açıklamaların merak edilen perde arkası…
Son kurultayın hukuki zeminini tartışmaya açan “mutlak butlan” davası etrafında dönen iddialar, CHP içinde adeta bir soğuk savaşa dönüştü. Özgür Özel’in parti içindeki rakiplerini işaret eden sert çıkışlarına yanıt, Kemal Kılıçdaroğlu’na en yakın isimlerden geldi. Kılıçdaroğlu cephesi, kurultay tartışmalarının dışarıdan değil, bizzat içeriden kaynaklanan bir zafiyet olduğunu belirterek; “Biz partimizi asla bir kayyuma veya dış müdahaleye terk etmeyiz” mesajını çok net bir dille kamuoyuna duyurdu. Yapılan açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun olası bir iptal kararında sorumluluktan kaçmayacağı ve partiyi sahipsiz bırakmayacağı vurgulandı.
Gerilimi tırmandıran asıl kıvılcım, Özgür Özel’in kurultay itirazlarına yönelik yaptığı o çarpıcı açıklamayla ateşlendi. Parti tabanında huzursuzluk yaratan süreci “dışarıdan medet ummak” olarak yorumlayan mevcut yönetimin bu yaklaşımı, eski genel başkanın yakın çevresinde büyük bir rahatsızlık yarattı. Kılıçdaroğlu kanadı, bu tür açıklamaların partinin birlik ruhuna zarar verdiğini savunarak, asıl meselenin koltuk sevdası değil, “CHP’nin tarihsel misyonunu ve kurumsal kimliğini olası bir mahkeme kıskacından kurtarmak” olduğunun altını kalın çizgilerle çizdi.
Siyasetle yakından ilgilenen herkesin şu an arama motorlarında yanıt aradığı tek bir soru var: Mutlak butlan kararı çıkarsa CHP’yi ne bekliyor? Hukukta bir işlemin kurucu unsurlarındaki eksiklik nedeniyle “hiç doğmamış” kabul edilmesi anlamına gelen bu terim, CHP’nin son büyük kurultayı için kritik bir dönemeç. Eğer mahkeme bu yönde bir karar verirse, mevcut yönetim düşecek ve partinin olağanüstü bir kurultaya gitmesi için çağrı heyeti (kayyum) atanması gündeme gelecek. İşte Kılıçdaroğlu’nun “Ben gelmezsem kayyum gelir” çıkışının altındaki temel hukuki senaryo tamamen bu ihtimale dayanıyor.
Ankara’da esen bu sert rüzgarların yankıları, Gaziantep siyaset kulislerinde de yakından hissediliyor. Gerek yerel seçimlerde alınan sonuçlar gerekse kentteki muhalefet dinamikleri açısından, CHP’nin zirvesindeki bu güç savaşı Gaziantepli seçmenin de doğrudan markajında. Şehirdeki siyasi otoriteler ve parti tabanı, yaklaşan bu hukuki virajın olası bir erken seçim senaryosunda Gaziantep’teki yerel ittifakları ve milletvekili adaylık dengelerini baştan aşağı değiştirebileceğini öngörüyor. Kısacası Ankara’daki “mutlak butlan” kararı, Gaziantep’teki siyasi haritayı da doğrudan yeniden çizecek kadar kritik bir öneme sahip.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap