İlkbaharın müjdecisi olarak bilinen ve boynu bükük zarif duruşuyla dillere destan olan ters laleler doğayı renklendirmeye başladı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin eşsiz coğrafyasında açan bu nadide çiçekler, sadece büyüleyici güzellikleriyle değil, dudak uçuklatan cezasıyla da gündemde. Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan endemik ters laleleri koparmanın cezası tam 577 bin Türk Lirası! Peki, bu eşsiz çiçeği bu kadar değerli ve dokunulmaz kılan sır ne?
Güneydoğu Anadolu’nun pek çok ilinde, özellikle de Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde her yıl Mart ayının gelmesiyle yüzünü gösteren ters laleler, hem doğa koruma ekiplerinin hem de yöre halkının sıkı gözetimi altında. Türkiye topraklarında yetişen 43 ters lale türünden 20’si tamamen bizim coğrafyamıza özgü (endemik) durumda. Hal böyle olunca, bu narin genetik mirası korumak adına devlet tarafından çok sert yaptırımlar uygulanıyor. Belirlenen son rakamlara göre, doğanın bu mucizesini koparmanın veya soğanına zarar vermenin cezası 577 bin TL olarak uygulanıyor. Yöre halkı da yüksek çevre bilinciyle, adeta gönüllü birer doğal bekçi gibi lalelerin üzerine titriyor.
Bilindik lalelerin aksine çiçekleri toprağa doğru bakan ve taç şeklindeki yapraklarıyla görsel bir şölen sunan ters lale, halk arasında “Ağlayan Gelin” adıyla anılıyor. Boynu bükük duruşu nedeniyle yüzyıllardır hüznün ve dökülen gözyaşlarının sembolü olarak kabul gören bitki, derin dini ve kültürel bağlamlara da sahip. Hz. İsa, Meryem Ana ve Kerbela gibi kutsal ve tarihi figürler/olaylarla ilişkilendirilen ters laleler; derin duyguların, vedanın ve hüznün en zarif ifadesi olarak mezarlıkları da süslüyor.
Görünümündeki narinliğe aldanmayın; ters laleler aslında tam bir hayatta kalma ustası. Zorlu ve dondurucu soğuk hava koşullarında yaprakları donsa bile, güneşi gördükleri ilk anda hızla canlanarak büyümeye devam ediyorlar. Doğada genellikle göz alıcı kırmızı ve turuncu renk tonlarıyla bulunan bu bitkinin boyu 80 santimetreye kadar uzayabiliyor. Her bir dalında genellikle altı adet çiçek taşıyan ters lale, özel bir bakım ritüeli de istiyor. Sonbaharda özenle havalandırılmış toprağa dikilen soğanlar, 15 günde bir uygulanan sıvı gübre desteğiyle o eşsiz, canlı ve dik duruşuna kavuşuyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap