Sürüş esnasında duyduğunuz ama “bir şey olmaz” diyerek geçiştirdiğiniz o küçük tıkırtılar, aslında aracınızın size attığı bir yardım çığlığı olabilir. On binlerce liralık masrafın eşiğinden dönmek mi, yoksa yolda kalmak mı? İşte arabadan gelen seslerin hayati anlamları ve tamirciye gitmeden önce bilmeniz gerekenler!
Otomobiller, arıza yapmadan çok önce sürücüsüne fısıldamaya başlar. Ancak pek çok sürücü, arabadan gelen sesler konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığı için basit bir parça değişimiyle kurtulabileceği durumu, motor rektefiyesine kadar götürebiliyor. Uzmanlar uyarıyor: Aracınızın dilinden anlamak sadece cüzdanınızı değil, canınızı da koruyor. Peki, hangi ses hangi arızanın işareti?
Sürücülerin en çok merak ettiği ve arama motorlarında sıkça arattığı konuların başında direksiyonu çevirirken gelen gıcırtı sesi ve kasislerdeki sesler geliyor. Eğer aracınızla tümseklerden geçerken sanki eski bir kapı gıcırdıyormuş gibi bir ses duyuyorsanız, bu genellikle ön takım arızaları veya süspansiyon sistemindeki aşınmış burçlara işarettir. Özellikle amortisör takozu veya rot başlarındaki kuruma, bu rahatsız edici sesin ana kaynağıdır. Bu sesler, zamanla yol tutuşunuzun zayıflamasına ve ani manevralarda aracın kontrolünün kaybedilmesine neden olabilir.
Kaputu açtığınızda veya ışıklarda beklerken duyduğunuz motordan gelen tıkırtı sesi, ciddi bir iç aksam sorununun habercisi olabilir. Uzman editörlerimizin derlediği bilgilere göre; eğer ses ince bir ıslık şeklindeyse, bu bir V kayışı gevşemesi veya rulman arızasıdır. Ancak ses daha derinden, metalin metale vurması gibi geliyorsa, motor yağının eksilmesi veya yatak sarma riskine karşı acilen servisin yolu tutulmalıdır. Motor yağ bakımı ihmal edilen araçlarda bu sesler, motorun tamamen kilitlenmesiyle sonuçlanabilecek bir sürecin ilk adımıdır.
Frene bastığınız an ortaya çıkan o kulak tırmalayıcı gıcırtı veya sürtünme sesi, aslında aracınızın size sunduğu en net uyarıdır. Fren balatası bittiğinde gelen ses, metalin diske sürtmesiyle oluşur. Eğer bu sesi duyduğunuz halde sürüşe devam ederseniz, sadece balataları değil, çok daha pahalı olan fren disklerini de çöpe atabilirsiniz. Daha da önemlisi, fren mesafenizin uzaması hayati bir risk oluşturur. Fren sistemi kontrolü, güvenli bir sürüş için asla ertelenmemesi gereken bir zorunluluktur.
Hızlandıkça artan ve araç içinde bir uçak kabini havası yaratan o meşhur uğultu, genellikle tekerlek bilyası (porya) arızasından kaynaklanır. Ancak ses motora yakın yerden geliyorsa ve araç çekişten düşüyorsa, egzoz manifoldundaki bir çatlak veya kaçak, performans canavarı aracınızı bir gürültü makinesine dönüştürebilir. Yakıt tüketimi artışı ile birlikte gelen bu sesler, cebinizi doğrudan etkileyen unsurlardır.
Unutmayın; arabanızdan gelen her yeni ses, aslında bir erken uyarı sistemidir. Bu sesleri erkenden teşhis etmek, sizi hem büyük masraflardan kurtarır hem de yolda kalma stresinden korur.
Kaynak: Haber Merkezi
Yorum Yap