Türkiye’nin siyasi gündemini sarsan kritik gelişmeler peş peşe yaşanmaya devam ediyor. Tam bir yıl önce yapılan tarihi silah bırakma ve fesih çağrısının yıl dönümünde, Ankara’da tüm gözlerin çevrildiği o olağanüstü basın toplantısı gerçekleşti. Milyonlarca vatandaşı, bölge halkını ve doğrudan ülkenin geleceğini yakından ilgilendiren süreçte, Abdullah Öcalan’ın beklenen yeni mesajı kamuoyu ile paylaşıldı. Peki, 150’den fazla yerli ve yabancı gazetecinin nefesini tutarak takip ettiği o mektupta hangi uyarılar ve şok edici ifadeler yer alıyor? Fesih sürecinde son durum ne? İşte Ankara kulislerini hareketlendiren o açıklamanın perde arkası…
Geçtiğimiz yıl 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’ya silah bırakma çağrısı yaparak yeni bir sürecin fitilini ateşleyen Abdullah Öcalan, bu adımın birinci yıl dönümünde yeni bir mektup kaleme aldı. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlikte, merakla beklenen o mesajı İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan okudu. Siyasetin yönünü belirleyecek metinde Öcalan, “Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz” çıkışıyla dikkatleri üzerine çekti.
Şiddet ve ayrışma siyasetinden, demokratik siyasete ve entegrasyona geçiş vurgusu yapılan mesajda, “Negatif isyan dönemini temelde tek taraflı bir irade ve pratikle aşmayı başardık” denilerek artık kan ve çatışmadan beslenme mekaniğinin kırıldığı ifade edildi.
Öcalan’ın mektubunda en çok öne çıkan detay, Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına ve birlik ruhuna yapılan vurgu oldu. Yeni bir siyaset dönemine kapı açıldığını belirten Öcalan, zor ve şiddete dayalı mücadele yöntemlerinin dışlandığını ilan etti. Mesajda ayrıca siyasi liderlerin çabalarına da değinilerek; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iradesi, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çağrısı ve CHP Lideri Özgür Özel’in katkılarının kıymetli bulunduğu belirtildi. Öcalan, günümüzde yaşanan krizlerin temel sebebinin demokratik hukuk yoksunluğu olduğuna dikkat çekerek “Artık pozitif inşa aşamasına geçmeliyiz” uyarısında bulundu.
“27 Şubat süreci nedir, nasıl başladı?” sorusu son günlerin en çok araştırılan konularının başında geliyor. 27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan, PKK’nın ömrünü tamamladığını belirterek, devlete ve topluma entegrasyon için örgütün kendini feshetmesi ve silah bırakması çağrısında bulunmuştu. “Bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum” diyen Öcalan, silahların miadını doldurduğunu ve demokratik siyasetin ön plana çıkması gerektiğini tüm dünyaya ilan etmişti. Bugünkü mesaj, tam bir yıl önce atılan bu adımın “zihnen de şiddetten arınarak cumhuriyetle barışma ilanı” olduğunu teyit ediyor.
Mesajın okunduğu toplantıda DEM Parti cephesinden gelen açıklamalar da sürecin nasıl işleyeceğine dair önemli ipuçları barındırıyor. Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları, “Öcalan’ın gerçekleştirdiği çağrının sonuna kadar arkasındayız” derken; Tuncer Bakırhan’ın “Hakiki barış tek taraflı adımlarla sağlanamaz. Artık sorumluluk devlet ve yürütme erkindedir” şeklindeki sözleri dikkat çekti. Siyaset uzmanlarına göre, DEM Parti topu artık Ankara’ya ve hükümet kanadına atmış durumda. Önümüzdeki günlerde devletin zirvesinden gelecek tepkiler, bu tarihi entegrasyon sürecinin kaderini çizecek.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap