İş dünyasında ve aile içinde kadının üstlendiği ağır yük, KADEM’in düzenlediği kritik bir zirveyle yeniden Türkiye’nin gündemine oturdu. Her gün milyonlarca kadının hem evde hem de iş yerinde verdiği zorlu mücadele, rakamlar ve sosyolojik gerçeklerle tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Yetkililerin ve uzman isimlerin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, kadınların kariyer basamaklarındaki görünmez engellerinden ev içindeki karşılıksız mesaisine kadar pek çok hayati konu masaya yatırıldı. Peki, kadın emeğinin hak ettiği değeri görmesi için atılması planlanan o kritik adımlar neler? İşte milyonlarca kadını yakından ilgilendiren zirveden yansıyan çarpıcı detaylar…
Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), “Özel ve Kamusal Alanda Kadın Emeği” başlığı altında, toplumsal cinsiyet adaleti bağlamında kadının iş gücüne katılımını mercek altına aldı. Ev kadınlarının gün boyu harcadığı ancak ekonomik bir karşılığı olmayan “görünmez emek”ten, kamusal alanda çalışan kadınların karşılaştığı fırsat eşitsizliklerine kadar geniş bir yelpazede sorunlar tartışıldı. Uzmanlar, kadının sadece iş gücü piyasasına girmesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda ev içi sorumlulukların adil bir şekilde paylaşılmaması durumunda bunun “çifte mesai” anlamına geldiği konusunda ciddi bir uyarıda bulunuyor.
Düzenlenen programda, güçlü bir toplum inşası için kadının ekonomik özgürlüğünün şart olduğu, ancak bunun aile kurumunu yıpratmadan, dengeleyici politikalarla desteklenmesi gerektiği vurgulandı.
Arama motorlarında son dönemde en çok sorgulanan kavramlardan biri olan “Görünmez Emek”, ev içinde harcanan; temizlik, yemek, çocuk ve yaşlı bakımı gibi ekonomik verilerde hesaba katılmayan bedelsiz çalışmaları ifade ediyor. KADEM’in de üzerinde hassasiyetle durduğu bu kavram, ev kadınlarının aslında günde ortalama 8-10 saatlik ağır bir mesai yaptığını ortaya koyuyor. Zirvede, bu emeğin toplumsal olarak tanınması ve kadının sadece “çalışan” statüsüne geçtiğinde değil, evinin direği olduğunda da değer görmesi gerektiğinin altı çizildi.
Çalışan kadınların en büyük çıkmazlarından biri olan kariyer ve annelik ikilemi, zirvenin en hararetli tartışma konularından biri oldu. “Çocuğum mu, işim mi?” sorusuna mahkum edilen kadınlar için esnek çalışma modelleri, kreş desteklerinin artırılması ve ebeveyn izinlerinin yeniden düzenlenmesi gibi çözüm önerileri sunuldu. Özellikle büyükşehirlerde ve Gaziantep gibi sanayinin kalbi olan illerde, kadın istihdamını artırmak için işverenlerin de elini taşın altına koyması gerektiği belirtildi.
Kadınların iş hayatında belirli bir noktaya gelip yönetici pozisyonlarına yükselmesini engelleyen yazısız kuralları ifade eden “Cam Tavan” sendromu, KADEM’in raporlarında da yer buldu. Eğitim seviyesi ne kadar yüksek olursa olsun, karar alma mekanizmalarında kadın temsilinin hala istenilen düzeyde olmadığı gerçeği vurgulandı. Fırsat eşitliğinin sağlanması ve liyakat temelinde kadınların üst düzey pozisyonlara taşınması, sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma için “kırmızı çizgi” olarak nitelendiriliyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap