Orta Doğu’da sular durulmak bir yana, her geçen gün daha da ısınıyor. ABD, İsrail ve İran üçgeninde devam eden ve 14. gününe giren kanlı savaşta her gün yeni bir kriz patlak verirken, bu kez sarsıntı dışarıdan değil, tam içeriden geldi. Dünyanın gözü kulağı bölgeden gelecek sıcak haberlerdeyken, İsrail ordusunda daha önce görev yapmış bir ismin sosyal medyada yaptığı paylaşım gündeme bomba gibi düştü. Peki, herkesin sustuğu bir ortamda “Kral çıplak” diyen o isim kim ve saklanan korkunç gerçek ne?
Savaşın gölgesinde sansür tartışmaları alevlenirken, okların hedefinde doğrudan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu var. İran’ın füze saldırıları, Irak’ta düşürüldüğü iddia edilen ABD yakıt ikmal uçağı ve Lübnan’dan Körfez ülkelerine kadar uzanan patlama zincirleri sürerken, eski İsrail askeri Isaac Hamoumi’nin sözleri tüm dikkatleri İsrail’in iç politikasına çevirdi. Hamoumi’nin, sansür duvarlarını aşarak paylaştığı mesajlar sadece bir eleştiri değil, aynı zamanda büyük bir skandalın itirafı niteliğini taşıyor.
Okuyucuların ve tüm dünyanın aklındaki en büyük soru bu: İsrail tarafında gerçekten kaç kişi öldü? Eski asker Isaac Hamoumi’nin iddialarına göre, İsrail medyası ve hükümeti savaşın faturasını halktan saklıyor. Hamoumi, savaşta hayatını kaybedenlerin defnedildiği ve yakınlarının sinir krizleri geçirdiği şok edici fotoğrafları paylaşarak şu kritik cümleyi kurdu: “Ölüyoruz ve medya, binin üzerine çıkmak üzere olan gerçek sayıları gizliyor.” Bu sözler, resmi makamların açıkladığı rakamlarla sahadaki gerçekliğin örtüşmediği yönündeki şüpheleri zirveye taşıdı.
Hamoumi’nin öfkesinin tek nedeni gizlenen sayılar değil; aynı zamanda faturanın doğrudan halka kesilmesi. “Netanyahu, başarısız politikalarıyla İsrail halkı için felakete yol açıyor” diyerek kendi başbakanını hedef alan eski asker, ülke içinde giderek büyüyen huzursuzluğun da sözcüsü konumuna geldi. Günlerdir süren savaşın İsrail ekonomisi ve toplumsal psikolojisi üzerinde yarattığı tahribat, bu tür içeriden gelen tepkilerle daha da gün yüzüne çıkıyor.
Bölgedeki çatışmaların boyutları her geçen saat genişliyor. ABD’nin bölgedeki varlığına yönelik saldırılar (Irak’taki uçak düşürülme iddiası gibi) ve İran’ın füze hamleleri, savaşın sadece iki ülke arasında kalmayacağının en net kanıtı. Milyonlarca kişinin “Bu savaş ne zaman ve nasıl bitecek?” sorusunun yanıtı belirsizliğini korurken, İsrail içinde yükselen bu tarz aykırı seslerin, hükümetin savaş politikalarında geri adım atmasına neden olup olmayacağı merakla bekleniyor. Gelişmeler oldukça güncellenmeye devam edecek; bölgedeki tansiyonun nabzını tutmak için sayfamızı takipte kalın.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap