Türkiye’de her gün artan kadın cinayetleri ve şiddet olayları karşısında hukukçulardan kritik bir uyarı geldi. Birçok şiddet mağduru, ‘bir anlık öfkeydi’ ya da ‘zamanla düzelir’ diyerek şikayetinden vazgeçerken, aslında kendi hayatını büyük bir tehlikeye atıyor. Peki, uzaklaştırma kararı aldırdığınız ve size yaklaşması yasak olan kişi kapınıza dayandığında, ya da mesajla sizi taciz etmeye devam ettiğinde ilk olarak ne yapmalısınız? Çoğu kişinin bilmediği ve ihlal durumunda doğrudan karakola gitmekten çok daha hızlı sonuç veren o hayati yöntem, mahkemelerin en büyük kozu olan “tazyik hapsinin” kilidini açıyor. İşte şiddet sarmalından kurtulmanın en kesin ve hukuki yolu…
Avukat Burak Temizer’in şiddet mağduru kadınlara yaptığı şok edici uyarılar, mevcut yasal hakların ne kadar az bilindiğini gözler önüne seriyor. 2025 yılı verilerine göre yüzlerce kadının cinayete kurban gittiği veya şüpheli şekilde ölü bulunduğu günümüzde, şiddetin “bir kere”si veya “küçüğü” olmuyor. Temizer’in vurguladığı en hayati nokta ise ihlal durumunda yapılan büyük hata. Uzaklaştırma kararı alan bir kadın, kendisine yaklaşan şiddet failini şikayet etmek için genellikle ilk iş karakola koşuyor. Oysa en hızlı ve kesin çözüm, bu kural tanımaz ihlali doğrudan uzaklaştırma kararını veren Aile Mahkemesi’nin değişik iş dosyasına bildirmektir. Bu yöntem sayesinde saldırgan, 3 günden 10 güne kadar süren zorlayıcı tazyik hapsi ile anında cezaevine gönderilir.
Peki, 6284 sayılı kanun sadece evli kadınları mı koruyor? Bu, kamuoyunda doğru bilinen en büyük yanlışlardan biridir. Kanunun koruma kalkanından faydalanmak için resmi nikah, imam nikahı veya romantik bir ilişki olması kesinlikle şart değil. İş arkadaşınız, okul arkadaşınız veya etrafınızdaki herhangi bir kişi tarafından psikolojik ya da fiziksel şiddet ihtimali altındaysanız dahi bu kanuna başvurabilirsiniz. Hatta kadının kadına uyguladığı akran zorbalığında bile en yakın karakola giderek anında uzaklaştırma kararı talep etmeniz mümkün. Önemli olan, tehlike hissettiğiniz an hiç beklemeden harekete geçmektir.
Tehlike anında paniklememek ve adımları doğru atmak hayati önem taşır. Failin size yaklaşması veya iletişim kurması durumunda mahkemeye sunacağınız deliller davanın seyrini tamamen değiştirir. Sadece ‘ihlal etti’ demek tek başına yeterli olmuyor; fotoğraf, video, tehdit mesajlarının ekran görüntüleri veya tanık ifadeleriyle bu durumu mutlaka belgelemeniz gerekiyor. Şiddet gösteren kişi bu ihlali tekrarladığında ise mahkemenin tavrı çok sert: İlk etapta 3-10 gün arası olan hapis cezası, ihlaller sürdükçe katlanarak artıyor. Hukukun bu caydırıcı gücü, takıntılı faillerin cezaevi ortamıyla tanıştıkça geri adım atmasını sağlıyor. Ayrıca, başvuru yaparken mahkemeden mutlaka elektronik kelepçe talep etmelisiniz. Taleplerin bir kısmı reddedilse de ısrarcı olmak hayat kurtarıyor. Veri izleme merkezlerinden 7/24 takip edilen bu cihazlar, failin sizin etrafınızdaki “tampon bölgeye” girmesini kesin olarak engelliyor.
“Bana bir şey olmaz” veya “Şu an güvendeyim” diye düşünüyor olabilirsiniz ancak tehlike maalesef her an kapınızı çalabilir. Bu yüzden istisnasız tüm kadınların akıllı telefonunda mutlaka bulunması gereken bir cankurtaran var: KADES. Risk altında olup olmadığınıza bakılmaksızın bu resmi emniyet uygulamasını uygulama marketlerinden anında indirebilirsiniz. Acil bir durumda tek bir butona basarak en yakın polis veya jandarma ekiplerini saniyeler içinde bulunduğunuz noktaya yönlendiren KADES, şiddetle mücadelenin en hızlı, en pratik ve tartışmasız en kritik kalkanıdır.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap