Dünya siyasetinde kartlar yeniden dağıtılıyor. ABD Başkanı Trump’ın “Grönland’ı ilhak etme” tehditlerine karşı Avrupa’dan beklenen ama korkulan hamle geldi. Danimarka’nın “İşgal tehdidi altındayız” çağrısına sessiz kalmayan Avrupa devleri, askeri birliklerini apar topar adaya indirdi. NATO tarihinin en büyük iç krizi patlak verirken, bölgedeki sıcak temas riski dünyayı diken üstünde tutuyor.
Kuzey Kutbu’nda soğuk rüzgarlar yerini savaş tamtamlarına bıraktı. ABD yönetiminin Grönland üzerindeki egemenlik iddialarını sertleştirmesi ve “satın alma” teklifinin reddedilmesi üzerine askeri seçenekleri masaya yatırması, Avrupa Birliği’ni harekete geçirdi. Edinilen son bilgilere göre, Danimarka hükümetinin acil kodlu daveti üzerine Almanya, Fransa, İsveç ve Norveç’e ait özel askeri birlikler ve keşif timleri Grönland topraklarına ayak bastı.
Diplomatik kaynaklar, askeri nakliye uçaklarının radar takibini zorlaştırmak için transponderlarını (tanımlama sistemlerini) kapatarak adaya indiğini bildiriyor. Bu “gövde gösterisi”, Washington ile Brüksel arasındaki müttefiklik ilişkisini Soğuk Savaş’tan bu yana görülmemiş bir gerilime sürükledi. Grönland sokaklarında ise halkın evlerine ve iş yerlerine Danimarka bayrakları asarak “Satılık Değiliz” mesajı verdiği görülüyor.
Krizin perde arkasında sadece toprak genişletme arzusu değil, trilyon dolarlık enerji kaynakları yatıyor. Küresel ısınma ile birlikte buzulların erimesi, Grönland’ı dünyanın en stratejik ticaret rotası ve maden yatağı haline getirdi.
Nadir Toprak Elementleri: Çin tekeline alternatif olabilecek zengin uranyum ve nadir metal rezervleri.
Yeni Ticaret Yolları: Buzulların çekilmesiyle açılan yeni deniz yolları, Asya ve Amerika arasındaki mesafeyi kısaltıyor.
Askeri Hakimiyet: Rusya’ya olan yakınlığı ve Kuzey Yarımküre’deki füze savunma sistemleri için kritik konumu.
ABD, adayı kendi “arka bahçesi” olarak görürken, Avrupa Birliği ise Grönland’ı kıtanın enerji geleceğinin sigortası ve egemenlik sınırı olarak tanımlıyor.
Danimarka’nın tek başına ABD baskısına direnemeyeceğini öngören Avrupa başkentleri, sembolik de olsa kritik bir askeri güçle sahaya indi. Operasyonun detaylarında dikkat çeken unsurlar şunlar:
Almanya: Bundeswehr bünyesindeki elit keşif timlerini bölgeye sevk etti.
Fransa: Cumhurbaşkanı Macron’un onayıyla özel harekat birimleri “ortak tatbikat” adı altında adada konuşlandı.
İskandinav Bloku: İsveç ve Norveç, lojistik destek ve arktik savaşı konusunda uzman birlikleriyle Danimarka ordusuna omuz veriyor.
Uzmanlar, bu hamlenin sadece Grönland’ı korumak için değil, aynı zamanda NATO dışında bir “Avrupa Ordusu” (PESCO) projesinin fiili provası olduğu görüşünde birleşiyor.
En çok merak edilen soru ise şu: İki NATO müttefiki karşı karşıya gelirse ne olur? Washington’dan gelen ilk tepkiler, Avrupa’nın bu hamlesinin “dostane olmadığı” yönünde. ABD’nin bölgeye uçak gemisi grubu gönderme ihtimali konuşulurken, güvenlik uzmanları bunun topyekûn bir savaştan ziyade, tarihin en büyük diplomatik bilek güreşine dönüşeceğini öngörüyor.
Ancak sahada namluların birbirine bu kadar yakın olması, olası bir kaza kurşunuyla gerilimin kontrolden çıkma riskini de barındırıyor. Gözler şimdi Beyaz Saray’dan gelecek ikinci hamlede.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap