İsrail Parlamentosu (Knesset), tüm dünyada şok etkisi yaratan geriye dönük idam yasasını 93’e karşı 0 oyla onayladı. Filistinlilere yönelik alınan bu kritik karar, sadece gelecekteki eylemleri değil, geçmişteki olayları da kapsayacak şekilde tasarlandı. Özellikle 7 Ekim saldırılarına katılanların hedef alındığı yasa tasarısı, Kudüs’te özel bir askeri mahkeme kurulmasının da önünü açıyor. Peki, 1962’den bu yana infazın uygulanmadığı İsrail’de geri dönen bu ceza nasıl uygulanacak ve mahkemeler neden canlı yayınlanacak? İşte bölgede tansiyonu zirveye taşıyacak o yasanın tüm detayları…
İsrail’de Mart ayında 62 lehte ve 48 aleyhte oyla ilk adımı atılan idam cezası tartışmaları, ikinci yasanın meclisten firesiz geçmesiyle yeni bir boyuta ulaştı. Yeni onaylanan yasa ile birlikte, İsrail vatandaşlarına yönelik ölümcül saldırılardan suçlu bulunan Filistinlilerin ölüm cezasına çarptırılması resmiyet kazandı. Kararın en dikkat çeken yönü ise hukuktaki genel teamüllerin aksine yasanın “geriye dönük” işlemesi oldu.
Arama motorlarında en çok merak edilen konulardan biri, bu kararın kimleri ve hangi dönemi kapsadığı oldu. Yasa, İsrail ceza mahkemelerinde “İsrail Devleti’nin varlığına son verme niyetiyle” bir İsrail vatandaşını veya yerleşik kişiyi öldüren herkes için ölüm cezası öngörüyor. İsrail vatandaşı olan Filistinliler de bu kapsama dahil ediliyor.
Özellikle Batı Şeria’daki Filistinlilerin otomatik olarak yargılandığı askeri mahkemeler için kritik bir sınır çizildi. İşgal altındaki topraklardaki bir eylemin “terör” kapsamına alınması durumunda, askeri mahkeme direkt olarak ölüm cezası verebilecek. Bu cezanın sadece “özel koşullar” altında ömür boyu hapse çevrilebileceği belirtiliyor. Geriye dönük işletilen bu madde ile 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısına katılmakla suçlanan kişilerin doğrudan idamla yargılanmasının önü açıldı.
Tasarıda yer alan detaylar ise kan dondurucu nitelikte. Kudüs’te özel olarak kurulacak bir askeri mahkemede görülecek bu davaların canlı olarak yayınlanmasına olanak tanınıyor. Bu durum, yargılamaların bir güç gösterisine dönüştürülebileceği endişesini doğuruyor.
Merak edilen infaz yöntemine gelince; tasarıda hükümlülerin cezasının “asılarak” infaz edilmesi öngörülüyor. Ölüm cezası kararı verildikten sonra infazın 90 gün içinde gerçekleştirilmesi şart koşulurken, bu sürenin yasal süreçlere bağlı olarak en fazla 180 güne kadar ertelenebileceği belirtildi.
İsrail’de idam cezası en son 1962 yılında, Nazi soykırımının mimarlarından olan Adolf Eichmann’a uygulanmıştı. 64 yıl sonra tekrar gündeme gelen bu ceza, ülke içinde de derin çatlaklar yarattı.
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir sosyal medya hesabından, “Tarih yazdık!!! Söz verdik. Sözümüzü tuttuk” diyerek yasayı kutlarken, muhalefet cephesinden sert tepkiler geldi. Eski Mossad Başkan Yardımcısı ve muhalefet milletvekili Ram Ben Barak, kararı İsrail’in kendi değerlerini çökertmesi olarak yorumlayarak, “Bu, Hamas’ın bizi yendiği anlamına geliyor. Bizi yendi çünkü tüm değerlerimizi kaybettik” ifadelerini kullandı.
Filistin Yönetimi ise İsrail’in Filistin toprakları üzerinde böyle bir yargı yetkisinin bulunmadığını belirterek yasayı şiddetle kınadı. İsrail’deki Sivil Haklar Derneği, kurulan bu sistemin sadece Filistinlilere uygulanmak üzere tasarlanmış hukuk dışı “paralel bir yol” olduğuna dikkat çekerek, ölüm cezasının askeri mahkemelerde neredeyse zorunlu hale getirildiği uyarısında bulundu.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap